Emektar Çalışanlar
Ahmet Eryılmaz & Hasan Baltalar
12 Eylül 2014 Cuma
3670 Görüntülenme
Yorumsuz

Daha önce konuk yazar makaleleri yayınladım ama bu yazı, blogumun “çift yazarlı” ilk yazısı ve ortaklaşa yazıldığı anlamına geliyor. “Füzyon Yazı1 dalgası, gelen teklifle beni de açıklara doğru çekti. Cazibesi, “sinerji” denilen o sihirli kelimeden kaynaklanıyor. Şimdi bu açıklarda senkronize yüzmeyi öğrenmeye çalışacağım. ☺ Ümit ederim, önceki birkaç uygulama gibi beğenilir.

Yazımızın odağını, aile şirketlerindeki emektarlar oluşturuyor. Ahmet Bey nezaket göstererek, konu belirlemeyi bana bıraktı. Ben de, aile şirketlerinde çalışanlar için bir zamandır yazmayı düşündüğüm bu konuyu önerdim.

Emektar Kavramı

Sözlük anlamı “bir görevde uzun süre kalıp, o işe emeği geçmiş olan kimse2 olan emektar kavramını anlamak için, karakteristik özelliklere bakacağız. Tanıma göre, “uzun sayılabilecek bir süre” ve “emek vermiş olmak” temel gereklilikler olarak görünüyor. Haklı olarak bir yaş belirtilmemiş, belki kurumun yaşı ile orantılı bir algılama daha gerçekçi olur.

Emektarların Beklentileri

Emektarların, emek verdikleri yerden doğal olarak bazı beklentileri var.

Senior-business-owner-resize.jpgResim: canadianbusiness.com

Yalnızlığa terk edilmiş bir fikir olarak gerekliliği yeterince tartışılmıyor ama onlar için en çok ahde vefanın önemi var. Sözlük anlamı basit: “Verilmiş söze bağlılık”. Ahlaki olarak daha derin anlamı var: “Sevgi bağlılığı, sevgiyi devam ettirme”. Bu aynı zamanda çok önemli bir sözleşme hukuku kuralını da oluşturuyor: “Kendi iradesiyle imzaladığı bir sözleşmeye kendini bağlı sayma”. Ahde vefa, bir yerde kurumun çimentosunu oluşturuyor. Çalışanların en önemli duygusal ihtiyacının karşılığı olan, “geleceğe güven” duygusunu arttırıyor.3

Kurumdan ayrılan bir emektar için düzenlenecek bir veda partisi, onun için gizli etkisi olan bir vefa olur. Sağlanan bütün yan haklardan daha etkili ve inandırıcıdır.3

Kurum Açısından Emektarlar

Emektarlar ahde vefa beklerken, aslında bir örneğini de kuruma gösteriyorlar. Emektar sıfatını da bu nedenle alıyorlar. Yani sadıklar.

Kazandıkları bilgi ve tecrübe ile kurumda “problem çözücü / danışman / rehber” vazifesi görüyorlar. Ben emektarları, ‘kurum kültürünün doğal aktarım köprüsü’ olarak görüyorum. Nice aile şirketinde kurucu dünyadan göçmüş olmasına rağmen, kalan emektarlar takipçi nesle ve çalışanlara ondan bilgi ve tecrübe (kültür) aktarmaya devam etmektedirler.

Emektarların kurumsal hafıza fonksiyonlarından bilinçli olarak yararlanılması gerekir. İz bırakmış eski travmaları biliyor olmaları, özellikle değişim dönemlerindeki kararlarda ince ayar sağlayabilir. En etkili oldukları kullanım alanı, (yeni kuşakların davranış biçimlerini öğrenmeleri ve uymaları şartıyla) teknik konularda iç eğitmenlik ve koçluktur. Bunun için de (özellikle teknoloji kullanımı için) “management trainee” tarzı bir güncellemeyle ve ciddi bir yüklemeyle yeniden dönüşüme sokulabilirler. ☺3

Öte yandan “Kurumsal Emektarlık” kavramı, işveren markası kapsamında da kullanılabilir ve hali hazırda vaka düzeyinde incelenebilecek örnekleri vardır.3

Personel Açısından Emektarlar

Emektarlar personel açısından da avantaj sağlayan bir konumdadırlar. Onlardan öğrenilecek know-how (yani iş bilgisi) sahibi olmalarının yanında, patronla ortaya çıkan ihtilaflarda denge unsuru olarak da yer alırlar. Çok sayıda olayın, iki tarafın da incinmeden çözülmesine katkıda bulunurlar.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Çalışanlar asla emektarlar ile çatışmaya girmemeli, patronu seçim yapmak zorunda bırakmamalıdırlar. Sünepe olmaktan bahsetmiyorum, elbette haklarını arayacaklardır. Ancak bunun ustaca yapılması gerekir. Zira seçim yapmak zorunda kaldığında, (haksız bile olsa) patron emektarı tercih etmek isteyecektir. Bu tercihin psikolojik alt yapısının anlaşılması için, yukarıda bahsettiğimiz “ahde vefa” kavramına tekrar vurgu yapalım.

Ne değildir?

Kavramla başladığımız yazımızı, yine kavramsal karşılaştırma ile bitirelim ve “emektar” ile “emekli” kavramlarının yaygın kullanımda aynı olmadığını belirtelim.

Dipnotlar
  1. İkisi de İK uzmanı ve blog yazarı olan Ahmet Eryılmaz ile bu ismi belirleyen Cengiz Çatalkaya’nın geliştirdikleri, birbirinin blogunda ortak yazı yazma yöntemi.
  2. Türk Dil Kurumu. “Güncel Türkçe Sözlük” tdk.gov.tr
  3. Eryılmaz, Ahmet. ahmeteryılmaz.com

Lütfen sitenin kullanım politikasına uyun ve kaynak göstermeksizin alıntı yapmayın.
 

Yorumunuzla katkıda bulunun

  • Bilgi girilmesi zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.
  • E-Posta adresiniz yayınlanmayacak ve aramızda kalacaktır.
  • Yorumunuz içinde, lütfen bağlantı (link) kullanmayınız.