Bir Promosyon Hikâyesi
Hasan Baltalar
1 Ocak 2019 Salı
439 Görüntülenme
1 Yorum

Önce şunu belirteyim, bu bir PR çalışması değildir. Kendi kendine gelişen bir iyilik örneğidir. Sosyal medya çağında şirketlerin (gerçi ben değilim ama) fenomenler üzerinden (para veya ticari menfaat karşılığı) reklâm yapma modası iyice yaygınlaştığından, öyle algılanabilir çekincesiyle belirttim bunu.

Konuya gireyim.

Ajanda Kullanımı

Birçok çalışan gibi ajanda kullanmayı severdim. Akşam mesai bitimine yakın, o günden devreden işleri ertesi günün yaprağına yazardım. O yaprakta, daha önceden belli olup yazılmış başka maddeler de olurdu. Sonra tamamladığım işlere işaret koyardım.

Bilgisayar teknolojisinin yaygınlaşmasıyla ajanda kullanmayı bıraktım. Görev yönetimi için çok kullanışlı yazılımlar üretilmişti çünkü. Ancak her yaprağında bir haftanın bulunduğu, ajandadan çok takvim denilebilecek bir ürünü hâlâ kullanıyorum. Bir haftayı bir bakışta görmek bazen avantaj sağlıyor. Bir ödemeniz varsa ve not ettiyseniz, bunu hafta başında hatırlama imkânınız oluyor.

Gelgelelim, bu tür takvimlerin basımı yaygın değil. Arar, arar, bulamazdım. Sonra bu tip bir ürün bir komşuma gelmeye, o da bana vermeye başladı. Bu böyle on yıl kadar sürdü. Ancak bu yıl komşum taşındı. Hikâyemiz de burada başladı.

Rica

Her yıl takvimini kullandığım firmayı tanımıyordum. Komşumu arasam, bana ulaştırması belki ona eziyet olacaktı. Aklıma firma ile iletişim kurmak geldi. Takvimin arkasında bulunan genel adrese bir e-posta yazıp ricada bulundum.

Hikâyemizin örnek teşkil etmesindeki iyilik kırıntıları burada başlıyor. Bilirsiniz, “bilgi” ve “info” gibi genel firma e-posta adreslerine kimin sahiplendiği çoğu zaman dışarıdan bilinmez. Hatta bazen cevap bile alamazsınız.

E-posta iletime bir hanımefendi hemen cevap verdi ve istediğimi göndermek için adres istedi. İki gün sonra da paket elime ulaştı. E-posta yazmak yerine, firmayı bu kez telefonla aradım ve teşekkür ettim. Bahsettiğim hanımefendi çok kibar bir dille, bilgilerimi kayda aldıklarını ve gelecek yıllarda da bu promosyonlardan gönderileceğini söyledi.

Sürprizler

Buraya kadar, olağan sayılabilecek bir seyirle karşılaşmış olabilirsiniz. Her detaya dikkat eden analitik biri olarak dikkatimi çekti: Ben sadece bir adet takvim istediğim halde, tüm promosyon setinden göndermişlerdi. Set içindeki ürünlerden de ikişer adet konulmuştu.

Ama öyle bir detay vardı ki, çalışan memnuniyetini sağlamak açısından örnek teşkil edebilecek bir davranıştı. İşin bu tarafı, İK çalışanlarının daha fazla ilgisini çekecektir.

Çalışan Motivasyonuna Katkı

Firmanın takvim yapraklarında bazı fotoğraflar var. Fotoğrafların sağ alt köşelerinde ise isimler ve onların altında da kaçıncı olduğunu belirten sıfatlar yer alıyor. İlk anda bir anlam veremedim. Ancak takvimin arkasında yer alan açıklama, işin sırrını fısıldadı:

Bu seneki takvimimiz, 2017 yılında şirketimiz personeli arasında düzenlenmiş olan “El Sanatları” konulu amatör fotoğraf yarışmasına katılanlar arasından seçilen on iki fotoğraftan oluşmaktadır.
b179i001.jpgGelen Promosyon

Nasıl ama?

Şirket personelinin çektiği fotoğraflar, bu promosyonların dağıtıldığı her yerde isimleriyle birlikte görülecek. Sizi bilmem ama bir çalışanı olsaydım, bu tür bir motivasyon beni bu şirkette çalışmaktan dolayı çok memnun ederdi.

Müşteri memnuniyetinin sağlanması için öncelikle çalışan memnuniyetinin sağlanması gerektiğini savunan bir profesyonel olarak, bunu başarabilen şirketlerin de olduğunu bilmenizi istedim. Üstelik bu şirket, öyle medyada kendini durmadan ön plana çıkarmaya çalışan, hep vitrinde kalmaya özenen bir şirket de değil.

Onca sıkıntılı konunun farkında olmamızın yanında, iyi giden bir şeyler de olduğunu görmek güzel değil mi?

Firma tanıtımı yapmadım. Çünkü bu, yazıyı amacının dışına çıkarırdı. Dileyenler şuraya bakabilir.


Lütfen sitenin kullanım politikasına uyun ve kaynak göstermeksizin alıntı yapmayın.
 

Yorumlar

Sabit Tunçel
Konuk
Comment
Sanatın İnsana Katkısı
Yorum 1 (02 Ocak 2019 15:33)
Takvimde yer alan fotoğrafa bakıldığında çalışanlarının da ne kadar bilinçli ve sanata yatkın olduğu görülüyor. Sanatı bu kadar içselleştirmiş çalışanlara sahip böyle bir işletme, kendisinden beklenilen tavrı sergilemiş.

Sanata ve sanatçıya değer veren insanlar ince ruhlu ve insani ilişkilerde başarılı kişilerdir. 1969 yılından bu yana şirketin büyüyerek ilerleyişinin altında yatan neden de bence bu hassasiyettir diye düşünüyorum.

Yorumunuzla katkıda bulunun

  • Bilgi girilmesi zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.
  • E-Posta adresiniz yayınlanmayacak ve aramızda kalacaktır.
  • Yorumunuz içinde, lütfen bağlantı (link) kullanmayınız.