İK blog yazarlarına ne oldu?
Hasan Baltalar
26 Eylül 2021 Pazar
239 Görüntülenme
2 Yorum

2015 yılının Nisan ayında, insan kaynakları (İK) alanında blog yazanların yeni yazılarını duyurmaya yarayan bir sistem kurmuştum. Sistem yüzlerce blogu günde birkaç kez tarıyor, son yazıları bir RSS besleme kaynağında topluyor, Twitter’daki hesabına da tivit olarak ekliyor.

İnternette yazılan blog yazılarını konu bazlı olarak takip ettiğim bir sistemim daha var. Genel kullanıma açık olmayan bu sistem, bana yeni açılan İK bloglarını haber veriyor. Hem yeni blogları eklemek, hem de sistemin yavaşlamasını engellemek adına faal durumda olmayan blogları sistemden çıkarmak için “HR BlogMix” adını verdiğim bu robotun veri tabanını zaman zaman güncellemem gerekiyor.

Aybaşında son güncellemeyi yaparken, onlarca blogun faaliyetten uzak kaldığını üzülerek gördüm. Yeni açılan bloglar da var ama diğerlerine göre az sayıdalar. Faaliyetini durduran blogları pasif listeye aldım. Böylece sistem onları boşu boşuna denetlemekle zaman kaybetmeyecek.

En etkili 25 İK blog yazarı ne durumda?

İlgilenenler hatırlayacaklardır. HR BlogMix’i kurduğum sırada “Kariyer 2.0” kitabının yazarı Cengiz Çatalkaya’nın, bir çalışan araştırma şirketi olan Officevibe’ın “Top 25 HR Influencers of 2015” isimli listesinin Türkiye için de yapılması fikrine İK duayeni Ahmet Eryılmaz’ın proje teklif etmesi üzerine bir çalışma başlatılmış, benim blogumun da dâhil edildiği 25 İK bloğu, “En Etkili 25 İK Blogu” olarak seçilmişti.

Çalışmayı yapan sekiz kişilik ekip, etik gereği kendi bloglarını seçmelere almadılar ama bu yazımın penceresinden bakınca en az diğerleri kadar etkili olan o blogları da dikkate aldım ve 33 sayısına ulaştım. Elbette İK blog yazarlığını bu 33 kişi temsil etmiyor ama en etkili olanların şu anki durumu diğerleri için bize ışık tutabilir.

blog-listing.jpgResim: sterlingcheck.com

Alfabetik sırayla Ahmet Eryılmaz, Alper Yılmaz, Banu Çakar, Canel Gürgen, Ceren Bandırma, Coco Maya De Medina, Çiğdem Özdemir, Emre İnanç Kayatürk, İpek Aral, Nedim İleri, Patrona Mektuplar ve Selin Yetimoğlu halen yazmaya devam ediyor. Ben de bacayı tüttürmeye çalışıyorum.

İdil Türkmenoğlu, Mehmet Kızıltaş ve Simge Sezer’e ait bir blog bulamadım. Burçin Şoray, Elif Kağnıcı, Esra Avcı, Hayati Arpacı, Serhat Kahyaoğlu ve Zuhal Aslan bloglarını kapatmışlar. Eski yazılarına bile ulaşılamıyor. Ali Cevat Ünsal, Artemiz Güler, Aydan Çağ, Ayşe Kirman, Cengiz Çatalkaya, Dilay Çetintaş, Mehmet Eronat, Mehmet Pozam, Müge Arslan, Nigar Atay ve Türker Okay da en azından son bir yılda hiç yazmamışlar.

Sonuç olarak en etkili yazarlardan 13 kişi devam ederken, 20 kişinin yazmayı bıraktığı anlaşılıyor.

İK blogsuz mu kaldık?

Yazmaya yeni başlayan kalemler var ama bunların çoğu öğrenci, yeni mezun, yeni çalışan durumdalar veya doğrudan İK alanında değiller. Yeni kalemlerin yazıları önemli ama doğası gereği daha çok kavram aydınlatma ve ansiklopedik bilgi verme amacına yönelmiş durumdalar. Bir de son yılların konjonktüründen olsa gerek yazılarında daha çok özlük ve hukuki düzenlemelere ağırlık veriyorlar. Artık yazmayan yazarların, piyasanın içinde olmaları ve yazılarına işin pratiğini yansıtmaları gibi bir avantajları mevcuttu. Onların, bu avantajla İK’nın sosyal tarafına ışık tutmalarından mahrum kaldık.

Neden yazmıyorlar?

Beni etkileyen bazı son dönem koşullarının, onlar için de etkili olduğunu sanıyorum. Salgın gündemi, kafamızda dolaşan fikirlerin odağını kaydırdı. Son ekonomik gelişmeler, İK’nın mevzuata dönük tarafına yoğunlaşmayı arttırdı. Yazmayan birçok arkadaş işlerinin yoğunluğuna kapılmış da olabilir. Yazımı okuyan İK profesyonellerinin aşağıya ekleyecekleri yorumları ile diğer nedenleri de eklemelerinden onur duyarım.

HR BlogMix işinin başında!

İK yazı borazanı olan robotumuz, bir zamanlar iki yüze yaklaşan kaynak blog sayısı yüz yirmiye kadar düşse de alt yapısını oluşturan araçlar çalıştığı sürece çalışmaya devam edecek. İK ve Kariyer, çalışma hayatı var oldukça gündemden düşmeyecek konuların başında geliyor. Ümit ediyorum ki blog yazmaya heveslenenler artsın ve daha fazla bilgi kaynağı oluşsun. Bu arada yazıma konu olan kıdemli blog yazarları da tekrar faal olurlarsa ortaya harika bir armoni çıkacaktır.

Lütfen sitenin kullanım politikasına uyun ve kaynak göstermeksizin alıntı yapmayın.
 

Yorumlar

Zuhal Aslan
Konuk
Comment
Canlının değeri yok ki İK gelişsin…
Yorum 2 (28 Eylül 2021 02:23)
2016 yılında Vezneciler’deki patlamada 2 iş arkadaşım (personelim) hayatını kaybetti. O sene yaşanan olaylar ve “Kalabalık yerlere girmeyin” uyarıları yüzünden mesleğimden soğudum.

İşe gidip gelirken motosiklet kullanıyordum, haftada bir kırmızı ışıkta dururken arabalar taciz ediyordu sırf kadınım diye. Her gün sağlıkla, huzurla işe gidip gelebilecek miyim acaba diye düşünüyordum.

Sadece insanlar için değil. Deniz ölüyor, ağaçlar yok ediliyor, hayvanlara hiçbir şekilde yaşam hakkı tanınmıyor. Tarihi yerler, hatıralar yok ediliyor.

Bizim toprağımızda canlıya değer verilmezken İK konuşmak samimi gelmedi. Yazdıklarımın insanlar kuru ekmek, barınacak yer, can güvenliği derdinde iken çok komik kaldığını düşündüm.

Hâlâ da bir şey değişmiş değil, ne acı.
İsmet Sabit Barutçugil
Konuk
Comment
Genel Müdür
Yorum 1 (26 Eylül 2021 19:03)
Blog yazma konusunda gözlemlenen ivme kaybının çeşitli nedenleri olabilir. İş yoğunluğu, aile veya sağlık gibi kişilere özel nedenler elbette vardır. Ancak son yıllarda ülkemizin içinde olduğu siyasal, ekonomik ve sosyal koşullar da motivasyonu ve cesareti azaltan önemli bir nedendir. Türkiye’de düşünen, konuşan ve yazan insanlar hem değer bulmuyor, hem de ciddi risk alıyorlar. Bu nedenle de şimdilik geride duruyorlar. Ben bu dönemin geçici olduğuna inanıyorum ve umudumu koruyorum.

Selam ve sevgilerimle,

Yorumunuzla katkıda bulunun

  • Bilgi girilmesi zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.
  • E-Posta adresiniz yayınlanmayacak ve aramızda kalacaktır.
  • Yorumunuz içinde, lütfen bağlantı (link) kullanmayınız.